"a great city, a great solitude" kelimesinin Türkçe anlamı
"a great city, a great solitude" İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
a great city, a great solitude
US /ə ɡreɪt ˈsɪti, ə ɡreɪt ˈsɑːlətuːd/
UK /ə ɡreɪt ˈsɪti, ə ɡreɪt ˈsɒlɪtjuːd/
Deyim
büyük şehir, büyük yalnızlık
a proverb suggesting that the larger a city is, the more isolated or lonely an individual can feel within it
Örnek:
•
Living in London taught me the truth of the saying 'a great city, a great solitude'.
Londra'da yaşamak bana 'büyük şehir, büyük yalnızlık' sözünün doğruluğunu öğretti.
•
Despite the millions of people around him, he felt that a great city is a great solitude.
Etrafındaki milyonlarca insana rağmen, büyük bir şehrin büyük bir yalnızlık olduğunu hissetti.